SİHİRLİ PERİ KIZI VE KAYIP OYUNCAK

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, küçük bir köyde Ayşe adında tatlı mı tatlı bir kız yaşarmış. Ayşe’nin en sevdiği oyuncağı, yumuşacık bir ayıcığı varmış. Bu ayıcık, Ayşe’nin en iyi arkadaşıymış ve her gece onunla uyurmuş.
Bir gün, Ayşe bahçede oynarken, birden ayıcığının kaybolduğunu fark etmiş. Çok üzülmüş ve ağlamaya başlamış. Tam o sırada, gökyüzünden pırıl pırıl parlayan bir ışık gelmiş ve sihirli bir peri kızı Ayşe’nin yanında belirmiş. Peri kızının adı Elif’miş ve kanatları rengarenkmiş.
Elif, Ayşe’ye gülümsemiş ve “Neden ağlıyorsun küçük kız?” diye sormuş. Ayşe, ağlayarak kayıp ayıcığını anlatmış. Elif, “Merak etme, ben sana yardım edeceğim,” demiş ve sihirli değneğini sallamış.

 

Bahçenin her köşesini aramışlar, ama ayıcık bir türlü bulunmamış. Sonra Elif, gözlerini kapatmış ve sihirli bir söz söylemiş: “Sihirli ışık, parlak ve sıcak, kayıp oyuncak nerede, göster bize şimdi hemen!”
Aniden, bahçenin en uzak köşesindeki çalılıkların arasında bir parıltı belirmiş. Ayşe ve Elif koşarak oraya gitmişler ve işte, orada Ayşe’nin kayıp ayıcığı duruyormuş! Ayşe çok sevinmiş ve Elif’e sarılmış.

 

Elif, “Görevim burada bitiyor, ama seni ve ayıcığını her zaman koruyacağım,” demiş ve gökyüzüne doğru uçmuş. Ayşe ise, ayıcığını kucaklayarak evine dönmüş ve o gece, en güzel rüyalarını görmüş.