KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ

Bir zamanlar, herkesin çok sevdiği küçük, tatlı bir kız vardı. Özellikle de büyükannesi onu çok severdi ve ona ne hediye edeceğini bilemezdi. Bir gün büyükannesi ona kırmızı kadifeden bir başlık dikti. Bu başlık kıza o kadar yakıştı ki, kız onu sürekli takar oldu. Bu yüzden herkes ona “Kırmızı Başlıklı Kız” demeye başladı.
Bir gün annesi Kırmızı Başlıklı Kız’a şöyle dedi: “Bak kızım, büyükannen hastalandı. Ona bu sepeti götür. İçinde biraz kek ve bir şişe şarap var. Gitmeden önce dikkatli olman gerekenleri sana anlatacağım: Ormanda oyalanma, yoldan ayrılma ve kimseyle konuşma.”
Kırmızı Başlıklı Kız, annesinin sözünü dinleyeceğine söz verdi ve yola koyuldu. Ormanda ilerlerken bir kurtla karşılaştı. Kurt ona “Günaydın Kırmızı Başlıklı Kız,” dedi. “Nereye gidiyorsun böyle?”
Kırmızı Başlıklı Kız, kurda “Büyükanneme gidiyorum. Ona biraz kek ve şarap götürüyorum. Hasta da,” diye cevap verdi.
Kurt kendi kendine düşündü: “Bu küçük kız da, yaşlı kadın da ne lezzetli lokmalar olur!” Sonra Kırmızı Başlıklı Kız’a şöyle dedi: “Bak Kırmızı Başlıklı Kız, etrafına bir bak. Ne kadar güzel çiçekler var! Neden biraz çiçek toplamıyorsun?”
Kırmızı Başlıklı Kız etrafına baktı ve gerçekten de rengarenk çiçekler gördü. Annesinin sözünü unutarak çiçek toplamaya başladı. Bu arada kurt, büyükannenin evine doğru koştu. Kapıyı çaldı ve büyükannenin ince sesiyle “Benim, büyükannen,” dedi. “Kırmızı Başlıklı Kız geldi.”
Büyükannesi yatakta yatıyordu ve “İçeri gel canım,” dedi.
Kurt kapıyı açtı, doğruca büyükannenin yatağına gitti ve onu tek lokmada yuttu. Sonra büyükannenin kıyafetlerini giydi, yatağa yattı ve kapının çalınmasını bekledi.
Kısa bir süre sonra Kırmızı Başlıklı Kız geldi ve kapıyı çaldı. Kurt, büyükannenin sesiyle “İçeri gel canım,” dedi.
Kırmızı Başlıklı Kız içeri girdiğinde yatakta yatan büyükannesini görünce çok şaşırdı. Büyükannesi çok farklı görünüyordu. “Büyükanne,” dedi, “Gözlerin ne kadar büyük!”
“Seni daha iyi görmek için,” dedi kurt.
“Büyükanne, ellerin ne kadar büyük!”
“Seni daha iyi tutmak için,” dedi kurt.
“Büyükanne, ağzın ne kadar büyük!”
“Seni daha iyi yemek için!” dedi kurt ve Kırmızı Başlıklı Kızı da yuttu.
Neyse ki, o sırada ormanda avlanan bir avcı evin önünden geçiyordu. Evden gelen horultuları duydu ve “Bu yaşlı kadın nasıl bu kadar yüksek sesle horlayabilir?” diye düşündü. Merakla içeri girdiğinde yatakta yatan kurdu gördü. Avcı, kurdun karnında bir sorun olduğundan şüphelendi ve “Belki de büyükannemi yutmuştur,” diye düşündü.
Avcı bir bıçak aldı ve kurdun karnını yardı. İçinden Kırmızı Başlıklı Kız ve büyükannesi sağ salim çıktılar. Avcı, kurdu taşlarla doldurdu ve kurt uyanmaya çalıştığında taşların ağırlığıyla yere yığılıp öldü.
Kırmızı Başlıklı Kız, büyükannesi ve avcı çok sevindiler. Kırmızı Başlıklı Kız bir daha annesinin sözünden çıkmayacağına söz verdi.