BREMEN MIZIKACILARI

Çok çalışmış, yaşlanmış bir eşek vardı. Bir zamanlar değirmende un çuvalı taşıyarak gücünü gösterirdi. Ancak artık yaşlanmıştı, yavaşlamıştı ve gücü kalmamıştı. Sahibi, artık işe yaramaz hale gelen eşeği beslemekten sıkılmıştı. Ona “Artık sen benim için bir yük oldun. Seni besleyecek gücüm yok,” diyerek onu atmaya karar verdi. Eşek, bu kötü haberi duyunca çok üzülmüştü. Bir ömür boyu çalışmış, sahibine hizmet etmiş ve şimdi de atılacakmış! Eşek, bu duruma dayanamayarak gece ansızın kalktı ve oradan uzaklaştı. Bremen şehrine doğru yola çıktı. Bremen’de belki daha iyi bir hayat bulabilirdi, kim bilir?
Yolda giderken, yorgun düşmüş, aç bir köpek buldu. Köpek de bir zamanlar av sahibi için avlanır, onun emriyle hareket ederdi. Ancak şimdi yaşlanmıştı, dişleri dökülmüştü ve avlanmakta zorlanıyordu. Sahibi de onu artık beslemek istemiyordu. Köpek de eşeğin hikayesini duyunca çok üzülmüştü. İkisine de aynı şey olmuştu. Birlikte yola devam etmeye karar verdiler.
Az sonra, açlıktan zor durumda olan bir kediyle karşılaştılar. Kedi, bir zamanlar fareleri yakalayarak evin hanımını mutlu ederdi. Ancak artık yaşı ilerlemişti, fareleri yakalayamayacak kadar yavaşlamıştı. Evin hanımı da onu artık istemiyordu. Kedi de diğerlerinin hikayesini duyunca onlara katıldı.
Daha sonra, horozla karşılaştılar. Horoz, çiftlikte her sabah öterek herkesi uyandırır, horoz sesi ile güne başlarlardı. Ancak horoz da artık yaşlanmıştı ve sesi eskisi gibi güçlü değildi. Çiftlik sahibi de onu artık istemiyordu. Horoz da onlara katıldı.
Dörtlü, birlikte Bremen’e doğru yola koyuldular. Yolda birbirlerine arkadaş oldular, sohbet ettiler, şarkılar söylediler. Bremen’e vardıklarında gece olmuştu. Şehir kapıları kapalıydı. İçeri giremediler. O sırada uzaktan bir ışık gördüler. Bir hırsızların eviymiş. Hayvanlar bir plan yaptılar. Eşek en önde durdu, köpek onun sırtına, kedi köpeğin sırtına ve horoz da kedinin başına çıktı. Sonra da hep birlikte şarkı söylemeye başladılar. Eşek anırdı, köpek havladı, kedi miyavladı ve horoz öttü. Bu garip sesleri duyan hırsızlar çok korktular ve evden kaçtılar.
Hayvanlar boş eve yerleştiler ve ömürlerinin sonuna kadar burada mutlu mesut yaşadılar. Kendi yemeklerini kendileri yaptılar, birlikte şarkılar söylediler, oyunlar oynadılar. Artık kimse onları atmaya çalışmıyor, kimseye hizmet etmek zorunda değillerdi. Özgürlerdi.