UÇAN SANDIK
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir zamanlar, uzak bir ülkede, zengin ve bilge bir tüccar
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir zamanlar, uzak bir ülkede, zengin ve bilge bir tüccar
Okumaya devam etBir zamanlar, Jack adında fakir bir çocuk ve onun annesi, küçük bir köyde yaşarlardı. Evlerindeki mal varlıkları sadece yaşlı bir
Okumaya devam etBir zamanlar, soylu bir adamın ilk karısından bir kızı vardı. Bu kızın adı Cinderella (Cendrillon ya da Külkedisi olarak da
Okumaya devam etKarlarla kaplı bir kış gününde bir kraliçe sarayının pencerelerinden birinin arkasında dışarıdaki manzarayı seyrederken bir yandan nakış işliyor, bir yandan
Okumaya devam etZamanın birinde hiç evlenemediği için bir türlü çocuğu olamayan bir kadın varmış. Küçük bir kızı olsun istiyormuş. Günlerden bir gün
Okumaya devam etBir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak ülkelerin o yemyeşil ovalarında bulunan çok büyük bir ülkede
Okumaya devam etBir zamanlar, yaşlı bir değirmencinin üç oğlu varmış. Değirmenci öldüğünde, değirmeni en büyük oğluna, eşeği orta oğluna ve kedisini de
Okumaya devam etBir zamanlar küçük bir kasabada yaşayan ihtiyar ve fakir bir marangoz varmış. Bu marangoz geçimini kukla ve çocuklara ahşaptan oyuncak
Okumaya devam etÇok çalışmış, yaşlanmış bir eşek vardı. Bir zamanlar değirmende un çuvalı taşıyarak gücünü gösterirdi. Ancak artık yaşlanmıştı, yavaşlamıştı ve gücü
Okumaya devam etBir zamanlar, herkesin çok sevdiği küçük, tatlı bir kız vardı. Özellikle de büyükannesi onu çok severdi ve ona ne hediye
Okumaya devam et