Gökkuşağının Peşinde Masalı

Ormanda yaşayan küçük bir kız çocuğu vardı. Adı İrem’di. İrem, her gün ormanda oyunlar oynar, çiçekler toplar, ağaçlarla konuşurdu. Ama en çok da gökyüzünü seyrederdi. Özellikle de yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını…

Bir gün İrem, yine gökyüzüne bakarken, gökkuşağının en parlak ucunun, ormanın derinliklerinde bir yere düştüğünü gördü. Çok heyecanlandı. “Acaba gökkuşağının ucunda ne var?” diye merak etti. Hemen annesine koştu ve sordu:

“Anne, gökkuşağının ucunda ne olur?”
Annesi gülümsedi ve dedi ki:
“Güzel kızım, derler ki gökkuşağının ucunda bir altın küpü bulunurmuş. Ama onu bulmak çok zordur. Çünkü gökkuşağı sürekli hareket eder.”
İrem, altın küpünü merak etmişti. Ama daha çok, gökkuşağının renklerini yakından görmek istiyordu. Bu yüzden annesine dedi ki:
“Anne, ben gökkuşağının peşine düşeceğim. Onun ucuna kadar gideceğim.”
Annesi, İrem’in bu isteğine çok sevindi. Çünkü biliyordu ki İrem, çok cesur ve kararlı bir çocuktu. Ona dedi ki:
“Tamam kızım, ama dikkatli ol. Ormanın derinliklerinde tehlikeler de olabilir.”

İrem, annesine söz verdi ve hemen yola çıktı. Ormanın içinden geçerken, türlü türlü hayvanlarla karşılaştı. Onlara selam verdi, onlarla konuştu. Hatta bazılarıyla arkadaş bile oldu. Uzun bir yolculuktan sonra, sonunda gökkuşağının ucunun düştüğü yere geldi. Ama ne görsün? Orada ne altın küpü vardı, ne de başka bir şey. Sadece yemyeşil bir çayır vardı.
İrem çok şaşırmıştı. “Acaba yanlış mı geldim?” diye düşündü. Tam o sırada, çayırda otlayan bir kelebek gördü. Kelebeğe sordu:

“Kelebek kardeş, burada bir gökkuşağı vardı. Onun ucu buraya düşmüştü. Sen bir şey gördün mü?”
Kelebek, İrem’e gülümsedi ve dedi ki:

“Evet, gördüm. Gökkuşağı buraya düşmüştü. Ama altın küpü falan yoktu. Sadece renkleri vardı.”
İrem daha da şaşırdı. “Renkleri mi?” diye sordu.
Kelebek, kanatlarını açtı ve İrem’e gösterdi. “Evet, renkleri. Gökkuşağının bütün renkleri bende var.”
İrem, kelebeğin kanatlarına baktı. Gerçekten de gökkuşağının bütün renkleri kelebeğin kanatlarındaydı. Çok mutlu oldu. Anladı ki gökkuşağının en değerli şeyi, renkleriydi.
Kelebeğe teşekkür etti ve geri döndü. Annesine, gökkuşağının ucunda altın küpü değil, renkleri olduğunu anlattı. Annesi de İrem’e hak verdi. Ona dedi ki:

“Güzel kızım, gökkuşağı gibi renkli bir hayata sahip olman dileğiyle.”

İrem, o günden sonra her zaman gökyüzüne baktı ve gökkuşağının renklerini hatırladı. Ve her zaman renkli bir hayat yaşamaya çalıştı.