Renkli Rüyalar Adası Masalı

Çok uzaklarda, masmavi denizin ortasında, yemyeşil bir ada vardı. Bu adanın adı Renkli Rüyalar Adası’ydı. Ama bu adada kimse yaşamıyordu. Sadece geceleri, adayı ziyaret edenler birbirinden güzel rüyalar görüyordu.
Uzak bir köyde yaşayan minik Ayşe, her gece yatağına yatmadan önce, Renkli Rüyalar Adası’nı düşünürdü. Acaba bu gece nasıl bir rüya görecekti? Belki gökyüzünde uçacaktı, belki de denizin derinliklerinde yüzecekti.
Bir gece, Ayşe uykuya dalarken, kendini Renkli Rüyalar Adası’nda buldu. Ama bu ada, onun hayal ettiğinden çok daha güzeldi. Her yerde rengarenk çiçekler açmış, ağaçlarda çeşit çeşit meyveler vardı. Kelebekler dans ediyor, kuşlar şarkı söylüyordu.

Ayşe, adayı dolaşmaya başladı. İlk önce pembe bir ağacın yanına geldi. Bu ağacın dallarında, pembe renkli çiçekler açmıştı. Ayşe, bu çiçeklerin kokusunu içine çekti ve kendini pembe bir bahçede, pembe balonlarla uçarken hayal etti. Sonra, mavi bir nehrin kenarına geldi. Nehrin suyu, masmavi parlıyordu. Ayşe, elini suya daldırdı ve kendini mavi bir denizde, mavi balıklarla yüzerken hayal etti.
Ayşe, adayı gezdikçe, daha pek çok renkli rüya gördü. Sarı bir tarlada, sarı çiçeklerle oynadı. Yeşil bir ormanda, yeşil yapraklar arasında saklandı. Turuncu bir tepede, turuncu güneşin batışını izledi.

Ayşe, o gece o kadar çok renkli rüya gördü ki, sabah uyandığında, yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Renkli Rüyalar Adası’nı hiç unutmadı ve her gece, yeni renkli rüyalar görmeyi hayal etti.