KELOĞLAN VE SİHİRLİ FINDIK

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, uzak bir köyde Keloğlan adında zeki bir çocuk yaşarmış. Annesi ve babasıyla küçük bir kulübede otururlarmış. Keloğlan, her ne kadar fakir olsalar da, yüreği altın gibi temiz bir çocukmuş.
Günlerden bir gün, köyün kenarındaki ormanda gezerken, Keloğlan büyük bir fındık ağacı görmüş. Ağacın altında oturarak dinlenirken, birden fındıklardan biri ayağına düşmüş. Fındığı eline alıp incelemeye başlamış. Fındık, diğer fındıklara göre daha parlak ve büyükmüş. Merakından fındığı kırmış ve içinden küçük bir not çıkmış. Notta şöyle yazıyormuş: “Bu fındığı bulan, üç dileğini dileyecektir.”
Keloğlan çok sevinmiş. İlk dileği olarak, ailesinin fakirliğini atlatmalarını ve zengin olmalarını dilemiş. İkinci dileği olarak, köydeki herkesin mutlu olmasını dilemiş. Üçüncü ve son dileği olarak ise, kendisinin her zaman akıllı ve yardımsever olmasını dilemiş.
Dilekler tutar tutmaz, Keloğlan’ın ailesi zengin olmuş, köydeki herkes mutlu olmuş ve Keloğlan da her geçen gün daha da akıllı ve yardımsever biri olmuş. Keloğlan’ın şöhreti bütün ülkeye yayılmış. Hatta komşu ülkelerdeki krallar bile Keloğlan’ın hikmetini duymuşlar.
Bir gün, komşu ülkenin kralı büyük bir sorunla karşılaşmış. Ülkesindeki bütün sular kurumuş ve insanlar susuzluktan kıtlığa uğramışlar. Kral, çaresizce Keloğlan’dan yardım istemiş. Keloğlan, kralın ricasını geri çevirmemiş ve hemen yola çıkmış.
Keloğlan, uzun bir yolculuktan sonra kralın ülkesine varmış. Kral, Keloğlan’ı sarayında ağırlamış ve sorununu anlatmış. Keloğlan, bir süre düşündükten sonra bir çözüm bulmuş. Kralın sarayının arkasındaki dağlara çıkıp, büyük bir kaya parçasını yuvarlamış. Kaya parçası, yerle bir olurken yerin altından büyük bir su kaynağı fışkırmış.
Kral çok sevinmiş ve Keloğlan’a minnettarlıklarını sunmuş. Keloğlan ise, kralın teşekkürlerini kabul etmiş ve köyüne dönmüş. Keloğlan, bundan sonra da her zaman insanlara yardım etmeye devam etmiş ve köyünün en sevilen insanı olmuş.