MİNİK TIRTIL TİTİ RENKLERİ KEŞFEDİYOR

Bir zamanlar, yemyeşil yaprakların arasında yaşayan Minik Tırtıl Titi vardı. Titi çok meraklıydı. Etrafındaki her şeyi öğrenmek istiyordu. Ama Titi’nin bir sorunu vardı: henüz renkleri bilmiyordu!
Bir sabah, Titi yaprağının üzerinde sürünürken parlak kırmızı bir şey gördü. “Bu ne?” diye sordu kendi kendine. O sırada yanından geçen Uğur Böceği Uğur ona gülümsedi. “Merhaba Titi! O gördüğün kırmızı bir çilek. Çok lezzetli olur!” dedi. Titi çileği merakla inceledi. “Kırmızı mı? Nasıl bir şey?” diye sordu. Uğur Böceği Uğur, “Kırmızı, tıpkı olgunlaşmış bir elma gibi, canlı ve parlak bir renktir,” dedi. Titi ilk defa bir renk öğrenmişti: Kırmızı!
Titi yoluna devam etti. Biraz sonra sarı bir çiçek gördü. “Bu da ne?” diye sordu. O sırada Arı Vızvız yanına geldi. “Merhaba Titi! O sarı bir papatya. Bal yapmak için ondan polen toplarım,” dedi. Titi çiçeğe dokundu. “Sarı mı? Nasıl bir şey?” diye tekrar sordu. Arı Vızvız, “Sarı, tıpkı güneş gibi, sıcak ve neşeli bir renktir,” dedi. Titi ikinci rengini de öğrenmişti: Sarı!
Titi daha da heyecanlanmıştı. Yürümeye devam etti ve bu sefer mavi bir gökyüzü gördü. Yukarı baktı ve “Bu kocaman mavi şey ne?” diye sordu. Bulutların arasından bir Kuş Cici uçarak yanına geldi. “Merhaba Titi! O gördüğün gökyüzü. Mavi, tıpkı deniz gibi, sakin ve huzurlu bir renktir,” dedi. Titi üçüncü rengini de öğrenmişti: Mavi!
Titi artık kırmızı çilekleri, sarı papatyaları ve mavi gökyüzünü tanıyordu. Renkler dünyasını keşfetmek onu çok mutlu etmişti. O günden sonra Titi, gördüğü her şeye dikkatle bakmaya ve yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Ve her zaman hatırladı: Dünya renklerle çok daha güzeldi!