YILDIZ AĞACI VE TİLKİ

Bir ormanda yaşayan küçük bir tilki, her gece yıldızları sayarak uyurmuş. Bir gece gökyüzünde çok parlak bir yıldız görmüş ve ona ulaşmak için yola çıkmış. Bu yolculukta birçok hayvanla tanışmış ve onların hikayelerini dinlemiş. En sonunda yıldızın aslında bir dilek ağacı olduğunu öğrenmiş ve en büyük dileğini dilemiş.
Yıldız ağacına yaklaştıkça orman daha da büyülü bir hale bürünmüştü. Ağaç o kadar büyüktü ki tepesi gökyüzüne değiyormuş gibi görünüyordu. Tilki ağacın dibine vardığında, köklerinin arasında parıldayan küçük bir gölet gördü. Su o kadar berraktı ki içindeki taşları sayabiliyordu.
Tam o sırada göletten sesler geldi. Bir kurbağa, tilkiye gülümseyerek, “Buralara ilk defa mı geldin küçük dostum?” diye sordu. Tilki başını salladı ve yıldız ağacına ulaşmak istediğini söyledi. Kurbağa, “O ağaç çok eski ve bilge. Dileklerin her zaman gerçekleşir ama karşılığında bir şeyler vermen gerekir.” dedi. Tilki, karşılığında ne vermesi gerektiğini sorduğunda kurbağa, “En değerli hazineni.” diye cevapladı.

Tilki bir süre düşündü. En değerli hazinesi ne olabilirdi ki? Oyuncakları, yiyecekleri vardı ama bunlar yıldız ağacının karşılığı olabilir miydi? Tam o sırada aklına annesi geldi. Annesinin ona anlattığı hikayeler, şarkılar… Onlar tilkinin en büyük hazinesi değil miydi?