KELOĞLAN VE ALTIN ELMA AĞACI
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, memleket o zamanlar namelememiş, dertler tasa bilmemiş. O memleketin bir
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, memleket o zamanlar namelememiş, dertler tasa bilmemiş. O memleketin bir
Okumaya devam etMinik Ayşe, kırmızı ayakkabılarını giydi, en sevdiği oyuncak bebeği Elif’i de yanına aldı. Bugün parka gideceklerdi! Hava mis gibiydi, güneş
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, engin bir ormanın derinliklerinde yaşayan çok yavaş, ama çok da tatlı bir kaplumbağa varmış. Adı Cabbar’mış.
Okumaya devam etZamanın birinde hiç evlenemediği için bir türlü çocuğu olamayan bir kadın varmış. Küçük bir kızı olsun istiyormuş. Günlerden bir gün
Okumaya devam etBir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak ülkelerin o yemyeşil ovalarında bulunan çok büyük bir ülkede
Okumaya devam etBir zamanlar, yaşlı bir değirmencinin üç oğlu varmış. Değirmenci öldüğünde, değirmeni en büyük oğluna, eşeği orta oğluna ve kedisini de
Okumaya devam etBir zamanlar küçük bir kasabada yaşayan ihtiyar ve fakir bir marangoz varmış. Bu marangoz geçimini kukla ve çocuklara ahşaptan oyuncak
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, yeşil bir ormanın içinde sevimli bir tavşan yaşarmış. Adı Pofuduk’muş. Pofuduk’un tüyleri pamuk gibi bembeyazmış. Gözleri
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, engin bir gökyüzünde bembeyaz, pamuk şeker gibi yumuşacık bulutlar varmış. Bu bulutların arasında Pamuk adında sevimli
Okumaya devam et