PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELER
Karlarla kaplı bir kış gününde bir kraliçe sarayının pencerelerinden birinin arkasında dışarıdaki manzarayı seyrederken bir yandan nakış işliyor, bir yandan
Okumaya devam etKarlarla kaplı bir kış gününde bir kraliçe sarayının pencerelerinden birinin arkasında dışarıdaki manzarayı seyrederken bir yandan nakış işliyor, bir yandan
Okumaya devam etBir zamanlar, uzak bir krallıkta, güzel bir prenses yaşarmış. Adı Elif olan bu prenses, altın kalpli bir prensle evlenmeyi hayal
Okumaya devam etBir zamanlar, yemyeşil bir ormanda minik bir karınca yaşardı. Bu karıncanın adı **Kiki** idi. Kiki, çok çalışkan ve neşeli bir
Okumaya devam etBir zamanlar, uzak bir ülkede Cesur Arslan adında bir savaşçı yaşarmış. Cesur Arslan, güçlü vücudu ve cesaretiyle tanınırmış. Herkes onu
Okumaya devam etBir zamanlar, yemyeşil bir ormanın derinliklerinde, Renkli adında bir papağan yaşardı. Renkli, parlak tüyleriyle ormanın en güzel kuşuydu. Her gün,
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, memleket o zamanlar namelememiş, dertler tasa bilmemiş. O memleketin bir
Okumaya devam etMinik Ayşe, kırmızı ayakkabılarını giydi, en sevdiği oyuncak bebeği Elif’i de yanına aldı. Bugün parka gideceklerdi! Hava mis gibiydi, güneş
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, engin bir ormanın derinliklerinde yaşayan çok yavaş, ama çok da tatlı bir kaplumbağa varmış. Adı Cabbar’mış.
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır
Okumaya devam etBir varmış, bir yokmuş, engin bir gökyüzünde bembeyaz, pamuk şeker gibi yumuşacık bulutlar varmış. Bu bulutların arasında Pamuk adında sevimli
Okumaya devam et